Özelge

Özelge: İnternet sitesi üzerinden lokanta, bar, market, spor salonları, güzellik merkezleri v.b. işletmelerin satış hacimlerini artırmak amacıyla bu işletmelere ait indirimli çeklerin nihai tüketiciye pazarlanması faaliyetinde belge düzeni hk.

  • 03/02/2012
 

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-437

03/02/2012

Konu

:

Hediye çeki.

 

 

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, sahibi olduğunuz internet siteniz üzerinden lokanta, bar, market, spor salonları, güzellik merkezleri v.b. işletmelerin satış hacimlerini artırmak amacıyla bu işletmelere ait indirimli çekleri nihai tüketiciye pazarlama faaliyetini yaptığınız belirtilmiştir.

            Söz konusu faaliyette, işletmelere ait üzerinde belirli geçerlilik süresi olan indirimli çekleri (örneğin 100 TL nominal bedelli çekleri 50 TL'ye) nihai tüketicilere pazarlayacağınız, satacağınız indirimli çeklerin bedellerini nihai tüketiciden tahsil ederek avans hesabında tutacağınız, nihai tüketicinin satın aldığı çekle ilgili işletmeden ürün veya hizmeti satın alacağı, ürün veya hizmet satışının gerçekleşmesi halinde ilgili işletmenin tarafınıza ibraz edeceği nihai tüketicilerce kullanılmış indirimli çekin karşılığını şirketinizden tahsil edeceği, yaptığınız hizmet karşılığında ilgili işletmenin indirimli çek satış bedelinin % 30'unu hizmet bedeli adı altında komisyon olarak şirketinize ödeyeceği, geçerlilik süresini geçiren indirimli çekin kıymetini yitireceği ve bu indirimli çek için alınmış bedelin karşılıksız olarak şirketinize kalacağı belirtilerek;

            - Çekin nihai tüketiciye internet aracılığıyla tesliminde alınan çek bedelinin, henüz ürün/hizmet teslimi gerçekleşmediğinden (söz konusu işlemde çek bedelinin işlem gerçekleşmesi halinde % 30'luk kısmının şirketinize kalacağından ve vergiyi doğuran olayın şirketiniz açısından gerçekleşmediği düşünüldüğünden) şirketiniz açısından avans olarak mı değerlendirileceği ya da katma değer vergisi veya kurumlar vergisi yönünden vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği varsayılarak fatura mı düzenleneceği,

             - Nihai tüketicinin, işletmeden süresi içerisinde ürün/hizmet almadığı ve bu nedenle çekin önceden şirketinizce tahsil edilen tutarının şirketiniz geliri olması halinde, fatura düzenleyip düzenlemeyeceğiniz, fatura düzenlenmesi halinde kime düzenleyeceğiniz ve mal teslimi olmadığından bahisle faturada katma değer vergisi hesaplanıp hesaplanmayacağı,

            - Geçerlilik süresi içinde indirimli çekin kullanılmayıp aynı sürede şirketinize iade edilmesi halinde nihai tüketiciye çek bedelinin banka aracılığı ile iade edileceği belirtilerek söz konusu işlemin tevsiki açısından banka dekontunun yeterli olup olmayacağı, gider pusulası düzenlenmesi gerekip gerekmeyeceği,

            - Müşterinin ürün/hizmeti işletmeden alması durumunda işletmenin müşteriye hangi bedel üzerinden fatura düzenleyeceği,

            hususlarında Başkanlığımızdan görüş talep ettiğiniz anlaşılmıştır.

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 6'ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

            Gelir Vergisi Kanunu'nun 38'inci maddesinde, bilanço esasına göre ticari kazancın teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonundaki ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu; bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu şekilde tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanunu'nun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanun'un 40 ve 41'inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükmüne yer verilmiştir.

            Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar "dönemsellik" ve "tahakkuk esası" ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Bu esas dikkate alındığında, bir gelir unsurunun, özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.

            Bu hüküm ve açıklamalara göre...


Yazının devamını okumak için lütfen abone olunuz.
Sistemimizi 30 Gün Ücretsiz Denemek İster misiniz?

Tüm özelliklerimizi 30 gün boyunca ücretsiz deneyerek sistemimizi test edebilirsiniz. Anında aktivasyon. Not: Bazı kısıtlamalar içerir.

Ücretsiz Dene
Hemen Satın Almak İster misiniz?

Tüm özellikleri seçtiğiniz paket doğrultusunda sınırsız olarak kullanabilirsiniz. Anında aktivasyon.

Hemen Satın Al