T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
| ||||
|
| |||
Sayı | : | 38418978-125[6-15/13]-69878 | 06.05.2016 | |
Konu | : | Gayrimenkul değerleme şirketi tarafından tespit edilen bedel ile ihale bedeli arasındaki farkın vergilendirilmesi |
| |
İlgide kayıtlı özelge talep formu ile şirketinizin % 49'unun Sosyal Güvenlik Kurumuna(SGK), % 49'unun ise Kızılay Derneğine ait olduğu; şirketiniz ile SGK arasında imzalanan "Sosyal Güvenlik Kurumuna Arsa Bedeli Karşılığı İnşaat Yapılmasına İlişkin Protokol" ile bu protokole ilişkin olarak düzenlenen ek protokol kapsamında bu kuruma hizmet binaları inşaatı yapıldığı, protokole göre SGK' ya ait arsaların yetkilendirilen gayrimenkul değerleme şirketince tespit edilen değer üzerinden şirketinize satılmak üzere verildiği ve şirketinizce ihale yoluyla satışının yapıldığı; arsaların aynı gün, önce şirketiniz adına sonrasında satışı yapılan kişiye tapu tescil işlemlerinin yapıldığı; protokole göre satılan taşınmazlardan elde edilen gelirin tamamının SGK inşaatlarında kullanılacağı, ihale bedelinin şirketiniz muhasebe kayıtlarında "Alınan Sipariş Avansları" hesabına kaydedildiği; SGK yetkililerince inşaat maliyetlerinin incelenerek mutabakata varılmasından sonra inşaat maliyeti ve müteahhit karını içeren fatura düzenlenerek SGK'ya verildiği, arsa satış bedelinin fatura bedeli üzerinden mahsup edildiği ve dolayısıyla şirketinizin arsa satışından dolayı elde ettiği herhangi bir gelirinin oluşmadığı belirtilerek, gayrimenkul değerleme şirketi tarafından tespit edilen değer ile ihale bedeli arasındaki protokol gereği SGK'ya bırakılan farkın vergilendirilip vergilendirilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Safi Kurum Kazancı" başlıklı 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan, Gelir Vergisi Kanununun "Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti" başlıklı 38 inci maddesinde ise;
"Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:
1.İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;
2.İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.
Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur." hükümlerine yer verilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesinin (B) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği hüküm altına alınmıştır.
Söz konusu Kanunun, "Mükellef ve Vergi Sorumlusu" başlıklı 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında; "Vergi kanunlarıyla kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna müteallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz." hükmü yer almaktadır.
Öte yandan...
Tüm özelliklerimizi 30 gün boyunca ücretsiz deneyerek sistemimizi test edebilirsiniz. Anında aktivasyon. Not: Bazı kısıtlamalar içerir.
Ücretsiz DeneTüm özellikleri seçtiğiniz paket doğrultusunda sınırsız olarak kullanabilirsiniz. Anında aktivasyon.
Hemen Satın Al