|
|
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI Kocaeli Defterdarlığı Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü |
|
|
|
|
|||
|
Sayı |
: |
E-97726449-130-92502 |
26.05.2025 |
|
|
Konu |
: |
Başka Dillere Çevrilen Kitapların Satışı ile Alınan Hibe Desteğinin Gelir Vergisi ve KDV Karşısındaki Durumu |
|
|
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, yayınevi işlettiğiniz, telif haklarını aldığınız kitapları yayınlayıp sattığınız belirtilerek yayın ve telif hakları elinizde bulunan resimli çocuk kitaplarının başka dillere çevrilerek satışı ile Polonya'da bir enstitüden hibe hakkı kazandığınız, orijinali Lehçe yayınlanmış bir kitabı Türkçe'ye kazandırdığınız için enstitü tarafından telif haklarının satın alınması, tercüme giderleri ve baskı maliyetleri için teşvik verileceği, kitabın tüm giderlerinin tarafınızca karşılanacağı, verilen hibenin tüm masrafları kapsamadığı belirtilerek söz konusu hibenin gelir vergisi ve katma değer vergisi (KDV) açısından nasıl değerlendirileceği hususlarında görüş talep edilmektedir.
GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinin birinci fıkrasında, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Mezkur Kanunun "Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti" başlıklı 38 inci maddesinde;
"Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır.
Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:
1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;
2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.
Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur."
hükmüne yer verilmiştir.
Ticari faaliyet ise bir tür emek-sermaye organizasyonuna dayanmakta olup, kazanç sağlama niyet ve kastının bulunup bulunmaması böyle bir organizasyon tarafından icra edilen faaliyetin "ticari faaliyet" olma niteliğine etki etmemektedir. Ancak, bir faaliyetin "ticari faaliyet" sayılabilmesi için kazanç sağlama niyet ve kastı gerekmemekle birlikte, faaliyeti icra eden organizasyonun bütün unsurları ile birlikte değerlendirildiğinde kazanç sağlama potansiyeline sahip olması gerektiği ortaya çıkmaktadır.
Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar "dönemsellik" ve "tahakkuk esası" ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, bu işlemin miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Dönemsellik ilkesi ise, bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır.
Dönemsellik, tahakkuk etmiş bir gelir için söz konusudur. Bu esaslar dikkate alındığında, bir gelir unsurunun, özel bir düzenleme olmadığı sürece mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.
Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde...
Tüm özelliklerimizi 30 gün boyunca ücretsiz deneyerek sistemimizi test edebilirsiniz. Anında aktivasyon. Not: Bazı kısıtlamalar içerir.
Ücretsiz DeneTüm özellikleri seçtiğiniz paket doğrultusunda sınırsız olarak kullanabilirsiniz. Anında aktivasyon.
Hemen Satın Al