Özelge

Alışveriş merkezinin müşteri kapasitesi ve satışlarını arttırmak amacıyla düzenlemiş olduğu kampanyaya ilişkin yapılan ödemelerin gider yazılıp yazılamayacağı hk.

  • 12/04/2019

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

 

 

 

Sayı

:

62030549-125[6-2014/338]-300172

12.04.2019

Konu

:

Alışveriş merkezinin müşteri kapasitesi ve satışlarını arttırmak amacıyla düzenlemiş olduğu kampanyaya ilişkin yapılan ödemelerin gider yazılıp yazılamayacağı.

 

 

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda şirketinizin, AVM'deki dükkânlarını kiraya verdiğini, AVM'nin bilinirliğini, müşteri kapasitesini dolayısıyla da kira ve sair gelirlerini arttırmak için belli bir dönemde en yüksek miktarda alışveriş yapan müşterilere hediyeler verileceği, ayrıca kampanya kapsamında gün içerisinde 100 TL'lik alışveriş yapan müşterilere 20 TL tutarında hediye çeki mahiyetinde olan "… Para" verileceği, müşterilerin bu paraları alışveriş merkezinde kampanyaya katılan mağazalarda harcayabileceği, mağazalar tarafından bu çeklerle alınan ürün ve hizmet faturalarının müşterilere verilmeyeceği, bu faturaların hediye çekine zımbalanarak AVM yönetimine teslim edilmesi halinde bedellerinin mağaza sahiplerine nakit olarak ödeneceği belirtilerek bu kampanyalar kapsamında yapılan ödemelerin gider olarak indirim konusu yapılıp yapılamayacağı, hediye çekleri ile yapılan alışveriş kapsamındaki faturaların düzenlenme usulü, bu faturalarda yer alan KDV'nin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda bilgi talep edilmektedir.

            KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

            Diğer taraftan, Gelir Vergisi Kanununun "Ticari Kazancın Tarifi" başlıklı 37 nci maddesinde; "Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır." hükmü yer almış olup aynı Kanunun "Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti" başlıklı 38 inci maddesinde ise; "Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:

            1.İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;

            2.İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.

            Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur."

            hükmüne yer verilmiştir.

            Aynı Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde ise ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin, safi kazancın tespitinde indirim konusu olarak dikkate alınabileceği belirtilmiştir. Yapılan giderlerin bu hüküm uyarınca indirim konusu yapılabilmesi için söz konusu giderlerle kazancın elde edilmesi arasında doğrudan ve açık bir illiyet bağının bulunması zorunludur. Bu mahiyette olmayan giderler ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılamayacaktır.

            Buna göre...


Yazının devamını okumak için lütfen abone olunuz.
Sistemimizi 30 Gün Ücretsiz Denemek İster misiniz?

Tüm özelliklerimizi 30 gün boyunca ücretsiz deneyerek sistemimizi test edebilirsiniz. Anında aktivasyon. Not: Bazı kısıtlamalar içerir.

Ücretsiz Dene
Hemen Satın Almak İster misiniz?

Tüm özellikleri seçtiğiniz paket doğrultusunda sınırsız olarak kullanabilirsiniz. Anında aktivasyon.

Hemen Satın Al