|
Tarım ve Orman Bakanlığından:
SULAK ALANLARIN
KORUNMASI YÖNETMELİĞİNDE
DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1- 4/4/2014 tarihli ve 28962 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
Sulak Alanların Korunması Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (d), (j), (v), (bb) ve (cc) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı
fıkraya aşağıdaki bentler eklenmiştir.
“d) Bölge müdürlüğü: Doğa koruma ve milli parklar
bölge müdürlüklerini,”
“j) İzin belgesi: Sulak alanlarda yapılması
planlanan faaliyetler için düzenlenen Sulak Alan Faaliyet İzin Belgesi, Saz
Kesim İzin Belgesi ve Turba Çıkarım İzin Belgesini,”
“v) Sulak alan
sınırı: Ramsar alanı ile ulusal ve mahalli öneme
haiz sulak alanlarda tampon bölge sınırından geçen hattı,”
“bb) Doğa koruma ve milli
parklar müdürlüğü: Bölge müdürlüğüne bağlı ilde bulunan doğa koruma ve
milli parklar müdürlüğünü,
cc) Doğa koruma ve milli parklar müdürü: Bölge
müdürlüğüne bağlı ilde bulunan doğa koruma ve milli parklar müdürünü,”
“hh) Çevresel akış
miktarı: Su yapılarının mansabında yer alan akarsu ekosistemi ile bu
ekosisteme bağlı bitki ve hayvan türlerinin doğal yaşam ortamlarının sürekliliğini
sağlamak için su yapısından kesintisiz olarak bırakılması gereken akış
miktarını,
ıı) Genel Müdür: Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel
Müdürünü,
ii) Milli sulak alan stratejisi: Ramsar
Stratejik Planının ülkemizde uygulanmasını sağlamak maksadı ile oluşturulan,
sulak alanların korunması ve akılcı kullanımını sağlayarak gelecek
nesillere aktarılması için geliştirilen kurumlar arası koordinasyonu
sağlayacak eylem planlarına sahip stratejiyi,
jj) Suni su çukuru: Maden çıkarımı, hafriyat alımı,
kum veya malzeme alımı gibi insan faaliyetleri sonucunda oluşan, içi
sürekli veya geçici olarak su ile dolu olan çukurları,
kk) Suni sulak alan: Sulak alan özelliği taşımakla
birlikte, rekreasyon, içme, kullanma, arıtma,
tarımsal sulama suyu temini veya elektrik üretimi maksadıyla yapılan
depolama tesislerini,”
MADDE 2- Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesine aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
“(2) Sulak alanlardan su alımında aşağıdaki
esaslara uyulur:
a) Sulak alanların su aynasından veya sulak alan
sınırı içerisinde sulak alanı besleyen kaynak, akarsu ve derelerden su
alımı faaliyetleri için izin belgesi alınması zorunludur.
b) Sulak alanlar ile daimî veya mevsimsel akarsular
üzerinde planlanan ve işletilen enerji, sulama ve içme suyu maksatlı su
yapılarında, Genel Müdürlükçe belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde
hesaplanacak çevresel akış miktarı akarsu yatağına bırakılır. Hesaplanan
çevresel akış miktarı, 15/6/2019 tarihli ve 30802
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde
Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde belirlenen miktardan az olamaz.
c) Sulak alanlarda yönetim planları kapsamında
belirlenen sürdürülebilir su seviyesini korumak amacıyla çevresel akış
miktarına ilave olarak, sulama mevsimi dışındaki zamanlarda ekosistem
değerlendirme raporunda belirtilen miktarda ilave su bırakılır.”
MADDE 3- Aynı Yönetmeliğin 17 nci
maddesinin başlığına “alanların” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve su
çukurlarının” ibaresi ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(2) Tescilsiz suni sulak alanların yönetimi,
alanın biyolojik çeşitliliğinin korunmasına önem gösterilerek işleten kurum
tarafından gerçekleştirilir. Suni su çukurlarının kullanımı ve yönetimi söz
konusu alanı oluşturan ve/veya sorumlu olan kuruma aittir.”
MADDE 4- Aynı Yönetmeliğin 18 inci maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendinin dördüncü cümlesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Ulusal Komisyonda alanın ulusal
öneme haiz sulak alan olduğu tespit edilmesi halinde orman rejimine tabi
olmayan alanlarda sulak alan sınırları Ulusal Komisyon kararı ile
belirlenir ve tescil için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği
Bakanlığına gönderilir.”
MADDE 5- Aynı Yönetmeliğin 19 uncu maddesine aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
“(4) Sulak alan koruma bölgelerinin belirlenmesi
aşamasında su ürünleri istihsal sahaları ve bu alanlarda getirilmiş olan
düzenlemeler dikkate alınır.”
MADDE 6- Aynı Yönetmeliğin 21 inci maddesinin ikinci
fıkrasında yer alan “Hassas” ibaresi “20 nci
madde hükümlerine ek olarak hassas” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 7- Aynı Yönetmeliğin 22 nci
maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Sürdürülebilir” ibaresi “21 inci
madde hükümlerine ek olarak sürdürülebilir” şeklinde değiştirilmiş, aynı
fıkranın (a) ve (b) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı
fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir.
“a) Özel mülkiyete konu parsellerde sulak alan
koruma bölgeleri onayından sonra tarımsal kullanım için talep olması
halinde, drenaj yapılmadan, organik bitkisel üretim ve organik deniz yosunu
üretimi izne tabidir. Bu amaçla su kuyusu açılabilir. Organik tarım
faaliyetlerinde, 18/8/2010 tarihli ve 27676 sayılı
Resmî Gazete’de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına
İlişkin Yönetmelik hükümleri uygulanır. Faaliyet sahibi organik üretim sertifikası
ibraz etmek zorundadır.
b) Sulak alan koruma bölgelerinin tespit edildiği
tarihte, kamu mülkiyetinde bulunan arazilerde devam eden tarımsal
kullanımlara kiralama süresi sonuna kadar izin verilebilir. Kiralama süresi
tamamlandıktan sonra organik tarım yapılması şartı ile kullanıma devam
edilebilir. Organik tarım faaliyetlerinde, Organik Tarımın Esasları ve
Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik hükümleri uygulanır. Faaliyet sahibi
organik üretim sertifikası ibraz etmek zorundadır. Kamu mülkiyetinde
bulunan arazilerde koruma bölgelerinin ilan tarihinden sonra yeni tarımsal
alan açılamaz.”
“ı) Koruma bölgeleri belirlenmiş suni sulak
alanların sürdürülebilir kullanım bölgeleri içerisinde yenilenebilir enerji
üretim tesisleri yapımına Genel Müdürlükçe izin verilebilir.”
MADDE 8- Aynı Yönetmeliğin 23 üncü maddesine aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
“(3) Kontrollü kullanım bölgesi sınırları
içerisinde yer alan organize sanayi bölgesi, endüstri bölgesi, serbest
bölge veya ihtisas organize sanayi bölgelerinden kaynaklı kümülatif etkinin tespiti için kümülatif etki
değerlendirme raporu hazırlanması zorunludur. Raporda telafi edici ve
önleyici tedbirlerin yeterli görülmesi halinde izin belgesi, ilgili bölge
yönetimi adına düzenlenir. Bu izin belgesi, 2872 sayılı Kanun kapsamındaki
diğer çevre izin ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. Her tesis kendi
faaliyetlerinden kaynaklanan yükümlülüklerden ayrıca sorumludur. Bu
bölgeler içerisinde yer alan her faaliyet için ayrıca izin belgesi
düzenlenmez.”
MADDE 9- Aynı Yönetmeliğin 29 uncu maddesinin beşinci
fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(5) Sulak alan yönetim planları, ildeki ilgili
kurumların yazılı görüşleri alındıktan sonra mahalli komisyonun teklifi ile
Ulusal Komisyon üyelerinin yazılı görüşlerini müteakip Genel Müdür
tarafından onaylanır. Yönetim planları onay tarihinden itibaren yürürlüğe
girer ve ilgili kurum ve kuruluşlara bildirilir.”
MADDE 10-
Aynı Yönetmeliğin 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“i) Mahalli öneme haiz sulak alanların koruma
bölgelerini belirleyerek Genel Müdürlüğe sunmak ve yönetim planlarının
uygulanmasını takip etmek.”
MADDE 11-
Aynı Yönetmeliğe 39/A maddesinden
sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“Milli sulak alan stratejisi
MADDE 39/B- (1) Milli sulak alan stratejisi, Ramsar Stratejik Planına uygun olarak aşağıdaki usul ve
esaslar çerçevesinde hazırlanır:
a) Strateji hazırlıklarında ideal hedef, uygulama
hedefi, faaliyetler ve faaliyet planları bir bütünlük oluşturacak şekilde
tasarlanır ve uygulanır.
b) Strateji hazırlıklarına Ulusal Komisyon üyesi
kurum ve kuruluşlar ile Genel Müdürlükçe belirlenecek diğer paydaşların
katılımları sağlanır ve katkıları alınır.
c) Strateji, Ulusal Komisyon onayı ile yürürlüğe
girer.
ç) Stratejinin uygulama süresi on yıl olup onuncu
yılın sonunda mevcut strateji gözden geçirilerek yenilenir.”
MADDE 12-
Aynı Yönetmeliğin 41 inci
maddesinin başlığı “Denetim ve idari yaptırımlar” şeklinde değiştirilmiş ve
aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(3) Sulak alanlarda yer alan faaliyetlerin
etkilerini tespit etmek amacıyla 2872 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin
birinci fıkrasının (a), (e) ve (f) bentleri kapsamında denetim çalışmaları
yapılır. Denetime ilişkin usul ve esaslar Genel Müdürlükçe belirlenir.”
MADDE 13-
Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici
madde eklenmiştir.
“Mevcut tesislerde çevresel akış
GEÇİCİ MADDE 3- (1) 8 inci maddenin ikinci
fıkrasının (b) bendi kapsamında kalan su yapılarından 30/1/2002
tarihinden sonra işletmeye geçen ve özel sektör tarafından işletilenlerin,
bu maddenin yayımı tarihinden itibaren iki yıl içerisinde doğa koruma ve
milli parklar müdürlüğüne başvuru yaparak izin belgesi alması zorunludur.
İzin belgesi beş yıl süre ile geçerlidir. Süre bitiminde belirlenen
şartlara uyulduğunun tespitini müteakip belge yenilenebilir. İki yılın
sonunda izin başvurusu yapmadığı tespit edilen faaliyetlere 41 inci
maddenin ikinci fıkrası kapsamında idari yaptırım uygulanır. Faaliyet
sahibince, idare tarafından istenilen şartların yerine getirilmesini
müteakip izin belgesi başvurusunda bulunulabilir.
(2) 8 inci maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında kalıp bu maddenin yayımı tarihinden önce çevresel akış miktarı
belirlenmiş olan tesislerde, iklim değişikliği veya membadaki su kullanım
haklarından kaynaklanan zorunlu değişiklikler olması durumunda, Genel
Müdürlüğün belirleyeceği usul ve esaslar kapsamında izin belgesi düzenleme
aşamasında çevresel akış miktarı yeniden belirlenebilir.”
MADDE 14-
Bu Yönetmelik yayımı tarihinde
yürürlüğe girer.
MADDE 15-
Bu Yönetmelik hükümlerini Tarım ve
Orman Bakanı yürütür.
|