|
BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN
|
Kanun No. 7582
|
Kabul Tarihi: 21/5/2026
|
MADDE 1- 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “36”
ibaresi “72” şeklinde ve ikinci fıkrasında yer alan “ellibin
Yeni Türk Lirasını” ibareleri “bir milyon Türk lirasını” şeklinde
değiştirilmiştir.
MADDE 2- 8/6/1959 tarihli ve 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi
Kanununun 16 ncı maddesine ikinci fıkrasından sonra
gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“31/12/1960 tarihli ve 193
sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/D maddesi kapsamında gelir
vergisi istisnasından yararlananlardan, mezkûr istisna için öngörülen süre
dâhilinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikalinde vergi oranı %1 olarak
uygulanır.”
MADDE 3- 31/12/1960 tarihli ve 193
sayılı Gelir Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin
birinci fıkrasında yer alan “tutarını” ibaresi “tutarının iki katını”
şeklinde, ikinci fıkrasında yer alan “üç”, “dört”, “altı”, “yedi” ve “on
iki” ibareleri sırasıyla “iki”, “üç”, “dört”, “beş” ve “altı” şeklinde
değiştirilmiştir.
MADDE 4- 193 sayılı Kanuna mükerrer 20/C maddesinden sonra
gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“Yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlar için
vergi istisnası:
MÜKERRER MADDE 20/D- Türkiye’de yerleşmiş sayılan
gerçek kişilerin, Türkiye’de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim
yılında Türkiye’de ikametgahının ve vergi
mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve
iratları yirmi yıl boyunca gelir vergisinden müstesnadır.
Birinci fıkra kapsamındaki gerçek kişilerin bu
madde kapsamına girmeden önce, Türkiye’de elde ettiği gayrimenkul sermaye
iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetinin
bulunması bu istisnadan yararlanmasına engel teşkil etmez.
Birinci fıkra kapsamındaki kazanç ve iratlar için
yıllık beyanname verilmez, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi
halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmez.
İstisna kapsamındaki kazanç ve iratlara ilişkin
gider ve maliyetler, vergiye tabi kazanç ve iratların tespitinde dikkate
alınmaz.
Bu istisna kapsamındaki kazanç ve iratlar nedeniyle
yabancı memleketlerde ödenen vergiler Türkiye’de tarh edilen gelir
vergisinden mahsup edilemez.
İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının sonradan
tespit edilmesi halinde tahakkuk ettirilmeyen vergiler, ziyaa
uğramış sayılır.
Hazine ve Maliye Bakanlığı bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”
MADDE 5- 193 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci
fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
“20. 5/6/2003 tarihli ve
4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununun ek 1 inci maddesinde
tanımlanan nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet
personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı
(9/1/2002 tarihli ve 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında
kurulan endüstri bölgelerinden bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre
Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar ile katılımcı belgesi alarak İstanbul
Finans Merkezinde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri açısından
brüt asgari ücretin beş katı olarak uygulanır.). Cumhurbaşkanı, bu bentte
yer alan üç ve beş katlarını birlikte veya ayrı ayrı
bir kata kadar belirlemeye, iki katına kadar artırmaya yetkilidir.”
MADDE 6- 5/6/2003 tarihli ve 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar
Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“Nitelikli hizmet merkezi
EK MADDE 1- Nitelikli hizmet merkezi, en az üç
farklı ülkede aktif olarak faaliyet gösteren, ilişkili şirket veya
şirketler topluluğuna yönelik hizmet sunmak ve ikinci fıkrada belirtilen
faaliyetleri yapmak üzere kurulan, yıllık hasılatlarının
en az %80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden veya şirketler
topluluğundan elde eden sermaye şirketlerini ifade eder.
Bu merkezler;
a) Finansal danışmanlık, stratejik yönetim
danışmanlığı, risk yönetimi, nakit ve likidite yönetimi, fonlama ve borçlanma işlemleri, yatırım ve sermaye
yapısı planlaması, bütçeleme, finansal raporlama ve analiz, uluslararası muhasebe
ve uyum, denetim, dijital dönüşüm ve teknoloji danışmanlığı, yatırım ve
veri analizi, hukuk danışmanlığı (yurt içi faaliyetlere veya Türk hukukuna
yönelik hukuk danışmanlığı, sadece 19/3/1969
tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu kapsamında hizmet verebilecek
avukat veya avukat ortaklığından alınmak suretiyle), tanıtım, marka
yönetimi, insan kaynakları ve eğitim hizmetleri ile bu hizmetlere ilişkin
koordinasyon ve yönetim hizmetini,
b) Satış, satış sonrası destek, teknik destek,
araştırma ve geliştirme, dış tedarik, yeni geliştirilen ürünlerin test
edilmesi, laboratuvar hizmetleri gibi
faaliyetlere ilişkin koordinasyon ve yönetim hizmetini,
sunar.
İkinci fıkra kapsamındaki hizmetleri doğrudan ifa
eden ve destek personeli dışında kalan çalışanlar nitelikli hizmet
personelidir.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı; Hazine ve Maliye
Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığının görüşünü almak suretiyle bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”
MADDE 7- 13/6/2006
tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin
birinci fıkrasının (i) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve fıkraya
aşağıdaki bent eklenmiştir.
“i) Yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye
getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışında gerçekleşen
mal alım satımlarına aracılık edilmesinden sağlanan kazançların %95’i (9/1/2002 tarihli ve 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri
Kanunu kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden, bölgenin yabancı yatırım
yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar ile 22/6/2022 tarihli ve
7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu hükümlerine göre katılımcı
belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan
kurumlar bakımından bu oran %100 olarak uygulanır.).
Bu indirimden yararlanılabilmesi için kazancın elde
edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin
verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması, aracılık
faaliyetine ilişkin malların satıcısı ve alıcısının Türkiye’de olmaması
şarttır. Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan oranları sıfıra kadar indirmeye,
%100’e kadar artırmaya yetkilidir.”
“j) 5/6/2003 tarihli ve
4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında nitelikli hizmet
merkezi olarak faaliyette bulunan kurumların, münhasıran bu faaliyetleri
kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların %95’i (4737 sayılı
Kanun kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden, bölgenin yabancı yatırım
yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar ile 7412 sayılı Kanun
hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi
Bölgesinde nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumlar
bakımından bu oran %100 olarak uygulanır.).
Bu indirim; kazancın elde edildiği hesap dönemine
ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe
kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, nitelikli hizmet merkezinin
faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren yirmi hesap dönemi itibarıyla
uygulanır. Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan oranları %50’ye kadar
indirmeye, %100’e kadar artırmaya yetkilidir.”
MADDE 8- 5520 sayılı Kanunun 32 nci
maddesinin sekizinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(8) Kurumlar vergisi oranı, sanayi sicil belgesini
haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran
üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim
faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran bu üretim faaliyetlerinden
elde ettikleri kazançlarına %12,5 olarak uygulanır. Bu fıkra kapsamında
indirimli orandan faydalanılan kazançlar için yedinci fıkra kapsamında
ayrıca indirim uygulanmaz.”
MADDE 9- 5520 sayılı Kanunun 32/C maddesinin ikinci
fıkrasının (b) bendinde yer alan “(g) ve (h)” ibaresi “(g), (h), (i) ve
(j)” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir.
“d) 7412 sayılı Kanunun 6 ncı
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan kazanç indirimi.”
MADDE 10-
5520 sayılı Kanuna aşağıdaki
geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 19- (1) Vergiye gönüllü uyumu
artırmak amacıyla, gerçek veya tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan; para,
altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları 31/7/2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara
bildirilir.
(2) Birinci fıkra uyarınca bildirilen varlıkların,
bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’deki banka ya
da aracı kurumlarda adlarına açılan hesaplara transfer edilmesi veya yurt
dışından fiziki olarak getirilenlerin bu hesaplara yatırılması gerekir.
Fiziki olarak yurt dışından getirilen varlıkların yurda getirildiği, Gümrük
İdaresine yapılacak beyana ilişkin belgeler ile tevsik olunur. Gümrük
İdaresi, bu kapsamda aldığı beyanları, alındığı ayı takip eden ayın sonuna
kadar Gelir İdaresi Başkanlığına bildirir.
(3) Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince
sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer
almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası
araçları, 31/7/2027 tarihine kadar banka veya
aracı kurumlara bildirilir. Bildirilen varlıkların bildirim tarihi
itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılmak suretiyle tevsik edilmesi
zorunludur.
(4) Birinci ve üçüncü fıkra kapsamında bildirilen
varlıklar 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükellefler tarafından
bildirim tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilir. Bilanço esasına
göre defter tutan mükellefler, bu madde hükümleri uyarınca kanuni
defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı açarlar.
Bu fon hesabı bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden
çekilemez, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamaz,
işletmenin tasfiye edilmesi halinde ise vergilendirilmez. Serbest meslek
kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler,
söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterirler. Bu varlıklar dönem
kazancının tespitinde dikkate alınmaz ve bildirim tarihinden itibaren iki
yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir
kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir.
(5) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti
bulunmayanlar, bildirimde bulundukları varlıklarını ikinci fıkrada yer alan
sürede Türkiye’ye getirmeleri, yurt içindeki varlıklarını bildirim tarihi
itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırmak suretiyle tevsik etmeleri
durumlarında dördüncü fıkrada yer alan şartlar aranmaksızın madde
hükümlerinden yararlanırlar.
(6) Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen
varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden, varlıkların değeri üzerinden
%5 oranında peşin olarak tahsil ettikleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın
on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile
bağlı bulundukları vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler. Şu kadar ki vergi oranı, bildirilen varlığın vadeli hesaplarda,
4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri ile
kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında; en az beş
yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %0, en az dört yıl
bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %1, en az üç yıl bulundurulacağının
taahhüt edilmesi halinde %2, en az iki yıl bulundurulacağının taahhüt
edilmesi halinde %3, en az bir yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi
halinde %4 olarak uygulanır. 1/1/2027 tarihinden itibaren 31/7/2027
tarihine kadar (bu tarih dahil) yapılacak
bildirimlerde bu oranlara yarım puan artırım yapılır. 31/7/2027
tarihinin yetki ile uzatılması halinde ise bu tarihten sonra yapılacak
bildirimlerde vergi oranı ilave yarım puan artışla toplamda 1 puan
artırımlı olarak uygulanır. Bu fıkra kapsamında verilecek taahhütnamelerden
damga vergisi alınmaz.
(7) Bu madde kapsamında ödenen vergi, hiçbir
suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez. Bildirime
konu edilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya
kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul
edilmez.
(8) Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara
ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Şu
kadar ki, diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirler bu düzenlemeden
etkilenmez. Diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri ile takdir
komisyonu kararları sonucu bulunan matrah farkının madde kapsamında
bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti ve bildirilen
varlık tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya da fazla olması durumunda
matrah farkına ilişkin tarhiyat yapılmaz. Bulunan matrah farkının,
bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespitine rağmen söz
konusu varlık tutarlarından büyük olması durumunda sadece aradaki fark
tutar üzerinden vergi tarhiyatı yapılır. Vergi incelemesi veya takdir
komisyonu kararları sonucunda bildirime konu edilen varlıklar dışındaki
nedenlerle matrah farkı tespit edilmesi durumunda, bu madde kapsamında
bildirilen tutarlar, bulunan matrah farkından mahsup edilmeksizin tarhiyat
yapılır.
(9) Birinci fıkra uyarınca
bildirildiği halde, bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten
itibaren iki ay içinde Türkiye’ye getirilmemesi veya Türkiye’deki banka ya
da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmemesi ya da üçüncü
fıkra uyarınca bildirildiği halde aynı fıkrada belirtilen sürede banka ya
da aracı kurumlara yatırılmaması ile bildirilen tutarlara ilişkin tarh
edilen vergilerin süresinde ödenmemesi, taahhütlere uyulmaması ve bu
maddede yer alan diğer şartların yerine getirilmemesi hallerinde sekizinci
fıkra hükmünden yararlanılamaz. Ayrıca,
zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı
cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur. Vergi
incelemesine başlanılan veya takdir komisyonuna sevk edilen tarihten sonra
bu madde kapsamında yapılan bildirim dolayısıyla söz konusu inceleme veya
takdir komisyonu kararları sonucunda yapılacak tarhiyatlar için de
sekizinci fıkra hükmü uygulanmaz. Tahakkuk eden verginin vadesinde
ödenmemesi vergi aslının gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun
uyarınca takip ve tahsiline engel teşkil etmez. Tahsil edilmiş olan vergiler
red ve iade edilmez.
(10) Bildirim süresi sona erdikten sonra
bildirimlere ilişkin düzeltme yapılamaz.
(11) Cumhurbaşkanı 31/7/2027
tarihini, bitim tarihinden itibaren her defasında altı ayı geçmeyen süreler
halinde bir yıla kadar uzatmaya; Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu madde
kapsamına giren varlıkların Türkiye’ye getirilmesi ve bildirimi ile
işletmeye dâhil edilmelerine ilişkin hususları, bildirim ve beyana esas
şekli ile maddenin uygulanmasında kullanılacak bilgi ve belgeler ile
uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”
MADDE 11-
28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve
Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesine
aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“(15) Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca verilen teknogirişim rozetine sahip halka açık olmayan
şirketlerin paya dönüştürülebilir borç sözleşmelerine dayanarak yapacakları
şarta bağlı sermaye artırımlarında, 13/1/2011
tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun şarta bağlı sermaye
artırımına ilişkin hükümleri uygulanmaz. Bu kapsamda yer alan şirketlerin
şarta bağlı sermaye artırımlarının usul ve esasları Ticaret Bakanlığının
görüşü üzerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenir.
(16) 4691 sayılı Kanun kapsamında kuluçka
girişimcisi olmaya hak kazanmış girişimciler tarafından Sanayi ve Teknoloji
Bakanlığınca belirlenecek dijital şirket tanımına uygun olarak kurulan ve
işletilen şirketler, kuruluş tarihi itibarıyla üç yıla kadar, 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve
Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 24 üncü maddesinde
tanımlı ücret ve aidat ödemelerinden muaftır.”
MADDE 12-
22/6/2022 tarihli ve 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi
Kanununun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının
birinci cümlesinde yer alan “Katılımcı belgesi almış finansal kuruluşların”
ibaresi “Katılımcıların” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle
eklenmiştir.
“Nitelikli hizmet merkezlerinin bu
istisnadan yararlanan personeline, 31/12/1960
tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (20) numaralı bendinde yer alan istisna uygulanmaz.”
MADDE 13-
7412 sayılı Kanunun geçici 1 inci
maddesinin birinci fıkrasında yer alan “2031” ibaresi “2047” şeklinde ve
ikinci fıkrasında yer alan “beş” ibaresi “yirmi” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 14-
Bu Kanunun;
a) 4 üncü maddesi, 1/1/2026
tarihinden itibaren Türkiye’ye yerleşmiş sayılanlara uygulanmak üzere
yayımı tarihinde,
b) 7 nci ve 9 uncu
maddeleri, 1/7/2026 tarihinden itibaren verilmesi
gereken beyannamelerden başlamak ve 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan
vergilendirme dönemine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için
1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemine) ait kurum kazançları
için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
c) 8 inci maddesi, 2027 yılı ve izleyen
vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara, özel hesap dönemine tabi
olan kurumların ise 2027 takvim yılında başlayan özel hesap dönemi ve
izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlarına uygulanmak
üzere yayımı tarihinde,
ç) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer.
MADDE 15-
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı
yürütür.
3/6/2026
|